Yazılar

İşsizlik Sendromu
İpek Tanyeri / Yaşam Koçu, İş Dünyası, Psikoloji

İşsizlik Sendromu

Günümüz Türkiyesinde nerdeyse ülkenin tümünü etkileyen çok önemli bir konu işsizlik. Özelliklede yaşadığımız şu son yılları göz önünde bulunduracak olursak, dahada sıkıntılı bir hal almış durumda. Haksız yere işlerinden olanlar, iş bulamayanlar, evine ekmek götüremeyenler, toplumun hemen her kesimini etkiledi , hem işini hemde itibarını kaybeden bir koskoca kitle duruyor tam karşımızda.

İyi yada kötü, elinde bir işi olanlar günü kurtarıyor belki. Ya işi aşı olmayanlar ve çalışacak durumda olmayanlar.
Barınma, yeme, içme, ısınma, giyinme, her bir bireyin ihtiyacı, işi olsun yada olmasın. Bir baba için işsizlik evladının eşinin karşısında çaresiz bir durumda olmak demektir, çocuğunun istediğini alamamanın ızdırabı ile iki büklüm olurda diyemez, duyuramaz feryadını. Eşine karşıda mahcup ve mahzun olur, o güçlü görünen yuvasına kol kanat geren baba ezilmiş preslenmiş haldedir.

Eşi olmayan anneler peki, eş desteğindende mahrum yavrusununa yedireceği ekmeğin peşine düşen
analarımız. Bütün yük omuzlarındayken birde geçim telaşı. Aranan fakat bulunamayan, bulunsada ücreti
tatminkar olmayan işler, yavrusuna vereceği ayıracağı vakitten çalınan anneler. Bütün bunların üzerine eklenen, ümitsizlik hissi, psikolojik olarakta yaralayan yıpratan bir süreç. Sürekli bununla yatıp kalkmak günlük hayattada yaşam kalitesini düşürür, kişiyi çıkmaza sürükler. Bu zaman diliminide fırsata dönüştürmek mümkün olabilir aslında. Uzun süre Ziyaret edilmemiş akrabalara uğramak, bir hobi edinmek, sevdiklerinize vakit ayırmak bu ruh halinden sıyrılmaya yeterli gelebilir.

Dünya imtihan dünyası olması hasebiyle dönem dönem farklı sınavlar veriyoruz.
Bu sınavlar kimse için kolay olmuyor elbette.
O sıkıntı geldiğinde hemen geçip gitsin istiyoruz, oyalanmasın.
En verimli ahiret yatırımının, bu insanın belini büken doğrulmasına izin vermeyen, çift taraflı bir mengenede sıkılmak gibi dayanılmaz hissettiren imtihanlar olduğunu unutuyoruz.

İnsan fıtratı gereği tek tek problem çözerek yürüyor bu ömür yolunu. Asıl bizi olgunlaştırıp büyütende zaten bunlar. Yine de dertlerimiz ızdırap çektiğimiz vakitler uzun gelir, mutluluklar ferahlıklar ise çabucak geçip giden zaman dilimleridir. Kısaca söylemek gerekirse,her kesim için, hem psikolojik hem sosyolojik olarak kanayan bir yara işsizlik.

Yinede bilmeliki, Rabbim her kulun rızkını tayin etmiştir.
Ve yine bilinmeliki hiç kimse, kimsenin rızkını yiyemez.
Bir yerlerden başlamakta gerekir, elbet rızkı verecek olan, hayırlı bir kapıyıda açacaktır.

Her yaşadığımız olayı her duyduğumuz şeyi mesaj olarak kabul edecek olursak eğer, kalbimize ilham
olanıda yakalamış oluruz.
Hiç beklemediğimiz yerden açılan kapılar, hiç ummadığımız yerden gelen müjdeler bir bakarızki yol
oluvermiş bizlere.Ve bizde o açılan yolda o koridorda başlamışız yürümeye. Biz her insanın kaderini
kendi çabasına bağlı kıldık diyor alemlerin yaratıcısı. Ve kader gerçekten gayrete aşıktır. Herkesin
elinden gelen birşey illaki vardır.

Ümit etmekten vazgeçmemeli bir mümin, ümitsizlik haramdır demişler.
Her Kapkaranlık gecenin bile bir sabahı var mutlaka.
Rabbim niyetimizide akıbetimizide hayr eylesin inşallah.
Tüm sıkıntıda olanlara hayırlı kapılarını açsın.

Benzer Yazılar

Psikoterapi Dergisi 2020. Tüm Hakları Saklıdır.
error: İçerik korunmaktadır !