Yazılar

Kaç Gündoğumu gerek?
Aile, Aile Danışmanı Bilge Mogul, Yazarlar

Kaç Gündoğumu gerek?

İnsanın insanlığı; merhametini gösterme temsilidir. Söze merhametle başlayıp
sorunumuzun kadına şiddet olması ne kadar acıysa da farkındalığımızın artması
yüreklerin, gözlerin açılması anıdır. Yumuşak, güzel dönüşümlerle bilinçlenen beden
gücünü kötüye kullanan insanların, dışarıda her şeyi tersyüz etmesi uyanışı olmalı…
Bir canın ne kadar değerli olduğunun uyanışı olmalı…
Basma şalvarlı, el örgüsü hırkalı KADINA!
Saçında desenli, yazmalı KADINA!
Evde bir anne olan KADINA!
Okulda öğretmen olan KADINA! uyanışı olmalı…

Toprak kadar bereketli ve doğurgan, gelincik kadar narin, kırılgan, asil insan
kadınlarımız, kadın. Yargılayarak tüketilen nice canlar… Duygu üretememek miydi
tıkanıklığımız? Yoksa yaşadığımız insanı yücelten özümüzü koruyamadığımız mıydı?
Tüm tuhaf olanların, normalmiş gibi olması mıydı?

Hayal kırıklıklarının büyüdüğü, cesaretin kırıldığı dünya…  Kabul görmek
istediğimiz en sıcak yer olan yürekler. Hayat anlamakta zorlandığımız, kınadığımız,
kanadığımız, acıdığımız her şeyi bize sunar oldu. Gözümüzün kenarında gözyaşı
çapakları kurudu. Bu kadar “Zehirli Normallerin” yaşandığı evrende, bu tuhaflıklar
normal olmamalı. İnsanlık dışı bir şeyler sardı her yeri. Aynı türden yaşayan canlıların
birbirlerini yok etmesi “KIYAMETTI “, sevmesi ise “CENNET”.

Dişi anneliğini sunuyor, kucağındakini anlıyor, dinliyor, bilgi topluyor, umursuyor,
besliyor… Canın, her canın saygıyı hak ettiği, yıkanmış beyinlerin, normalleşen
kötülüğün, neyin önemli olduğunu unutmayan, etrafına dikkatli bakan, dişinin
kudretini yüreğinde çoğaltan, “GÜNDOĞUMU, CENNET OLAN YARINLARA” ….

Benzer Yazılar

Psikoterapi Dergisi 2020. Tüm Hakları Saklıdır.
error: İçerik korunmaktadır !